İneklerimiz

İneklerimiz yerine SÜRÜMÜZ demek isterim aslında 🙂

Çünkü bizim SÜRÜnün %20 si ineklerden oluşuyor!

Şaşırtıcı değil mi?

İnekler ile kadınlar arasında benim görüşüme göre 2 fark var sadece; onun dışında özellikle jinekolojik açıdan bir inekle bir kadın birbirinin aynısıdır 🙂

Niye mi bunu yazdım, ineklerin 9 ay 10 günlük gebelik süreleri, adet öncesi sıkıntılı sendromları, lohusalık dönemleri, bellerinin ağrıması, ayaklarının şişmesi ve ancak bir buzağıları olduğunda bir kadın gibi süt üretebildiklerini hayal etmeniz için.

Ne yazık ki kırsaldan kopup şehirde market raflarında sürekli kutuda sütü görmeye alışmalar süreci bizleri ineğin bir süt makinesi olduğunu düşünmeye itiyor.

İnek, doğurmuş, buzağısı için süt üreten bir kadından farksız bir canlı.

Süreçler

ana-oğul / ana-kız

Gebelik sürecinde 9ay 10günü biten inek ya da gebe düve revire geliyor, güzel bir doğum sonrası ana-oğul / ana-kız bir süreç geçiriyorlar. Yavrunun annesini emebildiği, annenin yavruyu yalayarak kuruttuğu – kan dolaşımına destek verdiği bir süreç bu süreç.

buzağı (0-2 ay) – bebekler

Bir inek ancak iyi bir buzağılık dönemi geçiriyorsa iyi bir inek oluyor. Biz de öyle değil miyiz? 😀 Çocukluk dönemi güzel ve sağlıklı geçen tüm tanıdıklarım hayatlarıyla barışık ve mutlu insanlar! Revirde doya doya annesini emmiş, onun şefkatini görmüş buzağılar bireysel kulübelerde yaklaşık iki ay yaşıyor, günde 3 defa süt içiyorlar. Ölçekli işletmelerde buzağılarımızın bireysel sağlıklarını takip etmeyi önemsiyoruz; göbeği kurudu mu, sütünü iştahlı içiyor mu, idrar-dışkı düzeni nasıl, hareketli mi-mız mız mı… 🙂

dişi buzağı (2-6 ay) 125lerimiz- çocuklar

Sütten kesilmiş dişi buzağılarımıza 125 ler deriz biz. Bu grubun ortalama vücut ağırlığı 125 kg’dır çünkü. 24 saat / 12 ay dışarıda ormanda, elektrikli çitle çevrili bir alanda yaşarlar. Burada topluluk/sürü olmayı, elektirikli çite dokunmamayı, otlamayı ve biraz da yaban hayatı öğrenirler. Öyle güzel oynarlar, koştururlar ki seyretmeye doyamazsınız onları.

erkek buzağı (2-6 ay) – çocuklar

dana (6-24ay) ergenler-damatlar

boğa (24 ay üzeri)

3 tarla ötede 8bin100 komşumuz Yaban Besicilik’te yaşar bizim yakışıklı delikanlılar; yaz-kış demeden tüm gün karış karış gezer, geleneksel usül otlatılırlar.

düve (6-12 ay ) 225 lerimiz –ergenler

Bu grubun ortalama vücut ağırlığı da 225 kg’dır. Çok meraklı bir gruptur bu grup ve saçları, gelişimleri ve davranışlarıyla en çirkin  gruptur -bildiğin ergendir yani. Hafiften adet görmeler başlar. Bu grup yılın 8 ayı işletme içi merada 4 ayı ahırda yaşar.

Düve (12-25 ay) 350lilerimiz –anne adayları

Bu grupta boş düve, tohumlu düve, 7 aylık gebeliğe kadar düvelerimiz yaşar. 3 defa üst üste sağlıklı kızgınlık (yumurtlamış) göstermiş düvelerimiz eğer fiziksel olarak hazır iseler suni tohumlama ile tohumlanırlar. 350 liklerimiz 4 senedir gündönümü sürüsünün bütüncül yönetilen (Holistic Management) grubudur, Yılın 9 ayı günde 4 ile 16 saat arasında meraya çıkarlar – elektrikli çitlerle belirleyip kontrol ettiğimiz yaklaşık 40 farklı parseldeki toprağa idrar ve tezek bırakma görevi yürütüler. Kısa dönem hedefimiz sulanmadan 12 ay bu grubu besleyebilecek sağlıkta toprak üretmektir.

Kuru 1 (7 aylık gebe düve-inek)

Hem birbirlerine alışsınlar diye; çünkü 7 aylık gebe daha önce doğum yapmış bir inek 7 aylık gebe daha önce doğum yapmamış bir düveye başına neler geleceğini anlatır. Bu bölümde bazen ana kızlar , anneanneler 2-3 nesil birbirlerini buluyor, çok hoş oluyor. Bu grup en mahzun bölüm, çünkü rahat doğum yapsınlar diye çok sıkı perhizdeler – açlar aç 😀

Kuru 2 (Doğurmasına 15 gün kala gebe düve-inek)

Çok ağırlaşırlar bu bölümde, hem güçlensinler-morallensinler diye hem de doğurduklarında ihtiyaçları olacak diye yavaştan lohusa lezzetlerini de yiyebildikleri bir bölümdür burası. Zordur ama beklemek, 700kg’sın, bir kürk giyiyorsun ve çok hamilesin 🙂

Süreçler dışında bir de IRK mevzuu var.

Bizim sürümüz Holstein, Simental ve Holstein x Simental melezlerinden oluşan bir sürüdür.

Irk önemli mi; tektip bir sürüyü de tektip bir hayatı da desteklemiyoruz -çeşitlilik ekosistemi de bizi de besliyor- dayanıklılık ve lezzet katıyor. Hayata tutunan, iştahı yüksek, birlikte keyifle yaşayabileceğimiz canlar peşindeyiz sanırım. Bu anlamda genetik ve ıslah okuyup takip ettiğimiz,çevreyle uyumlu bize uygununa ulaşmaya çalıştığımız bir konu 😀